Medyum Olcay Aşk Büyüsü Etkili Sonuç Aldım

Arkadaşlar ben hikayemi anlatayım biraz uzun ama okursanız sevinirim sizlerede yardımcı olacağına inanıyorum. monoton bir gündü. hareketli yapımdan ötürü çok göze batsam bile insanlar benimle anlaşmakta zorlanmazlardı genelde. dershanedeydim. sıkıcı tarih derslerinden birindeydik. tarihin hiç bir önemi yok. herkes pür dikkat soru çözüp ödev tamamlıyorken ben kapıyı tam karşıdan gören yatay bi sırada kulaklığımı takmış müzik dinliyor gibi yapıyordum. öyle yapıyormuş gibi görünmek istiyordum. aksi takdirde sınıftakilerin dikkati üzerimde olup hep bir şeyler yapmamı beklerler çünkü. bilirsiniz, her sınıfta bütün arkadaş gruplarını ortak bir konuda bir şaka ya da espriyle sınıfı kaynatan tipler vardır. ben onların en uslusuydum. şirinlik şaklabanlık yapmaktan sıkıldığım bir günün daha içindeydim. zilin çalmasına tam 14 dakika vardı. sadece kulaklığı taktığım için insanları duymuyormuş konudan uzakmışım gibi yapıyordum. koridorda en ufak bi çıtırtı dahi yokken koşuşturma seslerini duyar gibi oldum. kapı hafif aralıydı. gittikçe ses yaklaşıyordu ben çaktırmadan kapıya doğru bakıyordum olan biteni anlayabilmek için. başım öne eğik sadece kapının açılacağı anı beklerken biri kapının koluna tutundu yavaşlayabilmek için. kapıdan içeri girdi alelacele ilk gördüğüm portrede sadece bir çift beyaz converse ve dar paça bir pantolona sığdırılmış bacak vardı. utangaç ve masum bir tonla özür dilerim hocam girebilir miyim dedi, o an kafamı yavaşça kaldırdım. karşımda kıvır kıvır saçları, şaşılacak kadar uzun boynu bi kız duruyordu. sınıfımıza yeni katılan arkadaşımız.. işte ilk düşmeye başladığım gündü o. ilk defa itilmiştim boşluğa. normalin tam tersi olarak hiç muhattap olamadım kızla. normalde çok açık sözlüyümdür çekinmem her şeyi bizzat konuşabilirim. her gün sınıfa günaydın diye bağıra bağıra giren ben artık sadece susabiliyor ve izleyebiliyordum. 1 hafta boyunca her gün izledim. derslerde tenefüslerde sınavlarda her şeyde her yerde. saçlarını izledim. bir saç en fazla bu kadar güzel bir saç olabilirdi. geçen o 1 hafta da sınıfa yeteri kadar alışmış ufak çaplı arkadaş grubunu kurmuştu. yeni sınıfındaki yakın arkadaşları benim en yakın arkadaşlarımdı. ancak o sınıfa dahil oldugu günden beri sınıfta tek kelime etmemiş hiç bir espriye katılmamış ve sınıfta hiç gülmemiştim. bu kasıtlı bir hareket değildi asla. olmuyordu yapamıyordum. araya hafta sonu girdi 2 gün boyunca sardığım her sigarada biraz daha arttırıyordum merakımı. ona dair ne kadar merak ettiğim nokta varsa hepsi için küte vuruyordum kendime. hayatı boyunca hiç kimseyi sevmeyi başaramamış olan ben bir kıza mı aşık olacaktı ? peh. pazartesi geldi sonunda,dershaneye gittim ilk derse katılmadım. dershanemızın arkasında ufak bi parkımız vardı. oturup bir kaç bira içtim. alkol içmeyi çok severim. çakırkeyiftim. 3. derse girdim. arkadaşlarım beni çok severdi , bi o kadar da hocalarım. hiç biri alkollü olmama tek bir ses etmemiş beni rahat bırakmışlardı. en arkada sigara sarıyordum o ise en önde ders dinliyordu 3 ders böyle geçti. çıkışa kadar 6 sigara içtim. son dersin son 15 dksındaydık hoca serbest bıraktı. herkes gürültü yapıp yüksek sesle muhabbet ediyordu. çöp atmaya kalktım. geri dönerken hafifçe göz çevirdim ona doğru. göz kenarıyla bana bakıyordu. ilk kez göz göze o gün gelmiştik ve göğüs kafesimin içi bomboş gibiydi nefes alabiliyor ama aldığım nefesi içimde hissetmiyordum. beyin kontrüsyonlarım durmuş gibiydi. tuhaf. arka sıraya geçtim tekrar. yan sınıftan arkadaşlarım geldi. o zamanlarda çok boş kovalardım. kavgalar olaylar mevzular vs vs. çok boş bi insandım. kolpalıkta lisans yapmaya hazırlanıyordum da denebilir. Adanada yaşıyorsan bu senin elinde olan bir şey değil. burada da düzen böyle dönüyor. birilerini eze eze yükselmene izin veriyor bu şehir. bir sürü şey anlatıldı isimler verildi olaylar anlatıldı ama benim tek duyduğum goncanın kısık sesli kahkahalarıydı. son 5 dk kalmıştı herkesin eşyalarını toplamaya basladıgı bir anda ‘ artık yetmez mi ‘ dedim. herkes sustu dönüp bana baktı, o hariç. arkasını dönmedi. kafasını bile kaldırmadan sıranın en arkasında duran bana ‘olmuyor zorlamayalım’ dedi. o an çok şaşırmıştım. herkes konuyu anlamaya çalışıyordu. ben de dahil. ‘ dön artık evine yapamıyorum özür dilerim’ dedim , ‘mutlu değilim uzatmayalım bitsin’ dedi. ortam gittikçe ciddileşiyordu.’benim için dönmiceksen çocuklar için dön’ dedim gülümsedi gülümsedim. murat hocayla göz göze geldik o da gülümsedi. bir an da herkes gülmeye başladı. çok şaşırmıştım. sanki yapacağım şakayı önceden biliyormuşta yapmamı bekliyormuş gibi davrandı. o an çok mutlu olmuştum. çıkışa kadar espri yaptım hep beraber katıla katıla gülüyorduk bizim  karı-koca barışma şakasına. ta ki rehber öğretmen gelene kadar. çıkışta beraber indik aşağıya. numarasını istemedim kasti olarak. çok utanıyordum sormaya.

ilk defa.. aradan 2 gün geçti. 2 gün boyunca o anı düşünerek yaşadım. çarşamba oldu etüte gittim o gelmemişti. ilk ders çok kötü hissediyordum kendimi. derken o çıkageldi. güldük eğlendik o gün çıkışta ders notlarını bahane edip numarasını aldım. otobüse bindirdim. evim dershaneme 13 km idi. yürüyerek gittim eve. o kadar hafif hissediyordum ki kendimi. ilk kez cem adrian dinlerken mutlu hissediyordum. bana ne yaptın diye yırtınıyordu adrian. bense mırıldanıyordum ufak ufak adımlar atarken. eve gittim hemen pc basına geçtim sosyal medyada arama faslı falan derken whatsappdan hatun diye mesaj attım. efendim bey:) yazdı. konusmaya basladık. çok geçmeden bana neden bu kadar çok içiyorsun diye sorular sormaya başladı. bende senin yüzünden dedim. bırak şimdi şakayı dedi. şaka yapan kim dedim. o an birden öyle ciddileştik ki. yıllardır ayrı duran ve bu anı bekleyen sevgililer gibiydik. hoşlandığımı ifade etmeye calıssam da tam olarak basaramadım ve cok olumsuz bi konusma oldu. erkenden bitirdik sohbeti. ve sonraki 4 gün boyunca onu hiç göremedim. sonra dershanede türkiye geneli sınav oldu. dershaneye gittim 4 arkadaş bulustuk. en yakın 4 arkadaş. 2 erkek 2 kız. bi cafede oturduk. çok güzel vakit geçirdik ve ben o an aşık oldum. yenildim kabul ediyorum. ben sürekli derece yapan bir öğrenciydim. herkesin üzerimde umudu vardı ve bu yüzden sınıfta yaptığım çakallıklar fırlamalıklar hocaların gözüne batmazdı. çünkü herkes ne yapabileceğimi çok iyi biliyordu.sınav yerine gittim. ama girmedim. oturdum bi duvarın üstüne yan tarafımda belediyenin çöp kutularından birisi vardı. içtim. çok içtim. içmek istemeyeceğim kadar çok ve karışık şeyler içtim. yağmur yağıyordu boşanırcasına hemde. artık çok sarhoştum ve sırılsıklam ıslaktım. telefonum çaldı.

baktım mesaj var. hemde ondan. nerdesin sen! yazıyordu. ilk defa bana bi noktalama işareti kullanmıştı. hem de ünlem ? yerimi tarif ettim. çıkıp yanıma geldi şemsiyesinden tanıdım onu ama o beni tanıyamadı. tanınmayacak halde sarhoştum. ama yaptığım her şeyi bilerek ve düşünerek yaptım. yürüdük biraz. kızdı bana içiyorum diye. kendimi çok suçlu hissettim o an ilk defa birine karşı sorumluluğumu yerine getirmemişim gibi hissettim. bana kızmaya devam ederken birden seni seviyorum çıktı ağzımdan ama ben söylemedim sanki. 2-3 sn sustuk ikimizde. şok olmuş gibiydi. ben hiç bir şey düşünemiyordum tek bir şey hariç. çekip gitmek.. o an her yere gidebilirdim. uzağa olabildiğince uzağa. yürüdük biraz daha. bir birlikteliği varmış 3 yıldır birliktelermiş. yaşça çocuk ondan büyük ve görünüşe göre pek de mutlu değildi. ama bir birlikteliği vardı. ben zaten kafama koymuştum. o andan itibaren bir daha karşısına çıkmayacaktım ve kapatacaktım bu konuyu içimde. bir daha asla yüz yüze gelmeyecekti.

o gün bizim ilk ve son günümüz olacaktı. çok ıslanmışsın dedi. çözüm arar gibiydi gözleri. ama bir çözüm yolu yoktu. bilmiyordum dedim. ne aitliğini ne de sahipliğini. sana dair hayatına dair en ufak bir bilgim yoktu ve böyle olsun istemezdim dedim. zaten elimde olmuş olsa seni sevmezdim ben dedim. alkolün verdiğin etkiyle de olsa gerek saçma sapan espriler yapıp beraber sacmalıyorduk. konu sureklı degısıyordu ama tema hep aynıydı. bu aksam son aksamımızdı. son aksamımız olmasın dıye cok dırettı. hayır dedım gıdıcem. konu cok uzadı. aile durumumu ogrenmıs arkadaslarımdan konu oraya geldi aglamaya basladım o da aynı sekılde. ıkımızde hem cocuk gıbı aglıyor hemde birbirimizin yaşlarını siliyorduk. arkadaslarımız aradı yanlarına gıttık ve konuyu kapattık. en azından oyle sanıyorduk..arkadasların yanından kalktıktan sonra ben goncayı bırakmaya gittim durağa saat 9 sularıydı. eve çok geç kalmıştı. yagmur cok şiddetli yağıyordu. ıslanır mısın benımle dedim. sadece konu acmak ıcın soylemıstım ama der demez kapattı semsiyeyi ve koluma girdi. sacmalama desem de dinlemedi. cok ıslandık sırılsıklam ıslandık. o kadar mutluydum kı . ama son saatlerımızdı. son lokmalarımızı yıyorduk pastanın bıze dusen payından. durağa geçtik. otosbus gelmıyordu saatlerce bekledık. gözlerinin içine bakıyordum. kaybedecek bişeyim yoktu zaten. saclarına dokundum yuzune dokundum tenıne dokundum. o genelde yere bakıyordu. öpmek istediğimi söyledim çok kızdı tartıştık baya ama umrumda degildi. zaten son kez görüyordum onu. bugune kadar bir alkol ortamında içerken anlatabilecegim hiç askım olmadı benım. bu o olaya en yakını. bir şeyleri eksik hatırlamak istemiyorum lütfen dedi cevap vermedi. ağlıyordu. derken elektrikler kesildi. bütün şehir kapkaranlıktı ve sadece yağmurun sesi vardı. her şey planlanmış gibi. yavaşça yaklaştık ufak bi buse kondurdum elmacık kemıklerıne doğru. dudagım yanagına degınce oyle sert sıktı ki bileğimi. kırılacak zannettim. kafasını kaldırdı gozumun ıcıne baktı. hayatım boyunca hıc kımse bu kadar tutkulu bakmamıstı bana hıc kımse böylesine dogrularıyla oynamamıstı kozlarını bana karsı dedi. her ne olursa olsun benım bi düzenim var mutsuz olmus olsam bile dedi. bu duzene alıstım artık bır kere bozamam bu duzene hata yapıyoruz yanlıs yapıyoruz ınsanların gunahına gırıyoruz dedi. benimle yanmaz mısın cehennemde dedim. gözlerini gözlerime dikti. birşeyler demek ister gibiyse bile demedi. yaklaştık yavaşça. öpüşmeye başladık. ve sadece yağmur bizim üstümüze yağıyor gibiydi. ben hayatımda hiç kimseyi öyle öpmedim ve kimse öyle derinden öpmedi beni,hala..

o gün başarıyla bıraktım evine ve son günümüzü tamamladık. sonra dershaneyi kestim. her gün ot içiyordum. okuldan dershaneden koptum sadece içiyordum. tedaviye başlattılar bir sürü gereksiz olay. aklımda sadece o vardı. sonra dershaneye götürdüler beni. zorla hemde. mecburen yuz yuze gelıyorduk. en yakın arkadasıma anlattım olayı. kıza kötü kız muamelesi yaptı sevgilisi varken öyle bir şey yaşadı diye. çok büyük olaylar döndü ve yollarımız ayrıldı onunla. bir çok kez ayrılıp barıştık. ama hiç bir zaman sevgili olmadık. sadece ben ona destek oluyordum onu güldürüyordum ona güç veriyordum o da bana. aradan 1 yıl geçti. dogum gunum geldi. beraber kutladık. cok guzeldı. sacları butun gece boynumdaydı. rüzgar sag olsun.

sabaha kadar parkta oturduk ve hayal kurduk. mükemmel anılar yaşadık. ilk defa gondola onunla bindim ilk defa gmax korkumu onunla atlattım. konserlere tekrar basladım sırf çok seviyor diye cem adrianla aksam yemegi hazırladık pick up adana konserinden sonra. beraber mersine gittik geldik ehliyetim de yoktu polisten kaçtık falan olaylar olaylar. bir gün okulda çocuğun biri buna laf atmış falan benim içime doğdu. cidden bak. okuldan kacıp okul cıkısına gıttım. benı gorup yanıma geldıgınde kım soyledi dedi sana. bende caktırmadım agzından laf aldım. bir sürü olay. hayatımda en saglam dayagı o gün yemiştim. çene kemiğim kırılmıştı. ilk defa bir suç o gün işledi sicilime. onu korumak benım var oluş nedenimdi. aşıktık birbirimize. ama sevgilisi vardı. çok tuhaf dimi. üniye hazırlık döneminde biz tekrar koptuk ve ben temelli soyutlandım derslerden. son aya kadar hıc ders yuzu gormedım sonra tekrardan barıstık ders calıstırdı bana 1 haftada 2 yılın edebıyatını 1 haftada tum cografyayı ve 3. haftada butun tarihi bitirdik tekrar beraber. dogum gunumde sevgilisiyle ayrıldılar. o gece konusmak ıstemedıgını soyledi ve ekledi ‘nice mutlu beraber dogum gunlerimize’.. ilk kez bana 9 haziran 21:47 de seni seviyorum dedi. ben ona hiç dokunmadım. onun üzerinde asla cinsel bir isteğim olmadı. aşk öyle bişey olsa gerekti ne bileyim ben kaç kez aşık oldum sanki belkide yanılıyordum.

sınava girdik çıktık . beraber tercih yaptık. izmir yazmaya karar verdik. abimin bir arkadaşı vardı onun evine beraber cıkacaktık . her şeyimizi hazırladık. tercihlerin son günü. ertesi günde ayrıldıgı çocuk adanaya gelecekti. ayrılmıslardı ama cocuk yüzyüze bitirmek istemişti. sonucta 3 yıllık bir birliktelik. bana , bana dokunmicak guvenmıyorsan gelır bir yerden izlersin falan demişti ama ben ona sonsuz guvenıyordum. tercihlerin kapanmasına son 20 dk var saat 23:40 biz tartıştık. ertesi günde eski sevgilisi gelicek adanaya işte. 23:46 de tamamen kavgaya döndü olay ve 23:51 de bitirdi her şeyi. 5 dakika içinde bütün yaşanılan şeyleri kesip attı. ilk kez öyle keskin davranıyordu bana. bitti mi ayrıldık mı emin misin gidiyor musun dedim verdiği son cevap ‘bitti , ayrıldık, eminim,gidiyorum’ oldu. ben cok kasmadım ama rahat bırakmak ıstedım zaten ıstese de ıstemese de uni de artık beraberdık aynı bolumu okicaktık. tercihler acıklanana kadar hıc konusmadık.

tercihlerin acıklandıgı gun mesaj attım. izmirde da boyle mı olucaz:) diye. kazanmıstım ve artık beraberdik. yani ben öyle sanıyordum. tercihini değiştirip adana yazmış. eski sevgilisinin okulu bitmişti o da adanaya dönmüş. ben onun için yırt dışı hayallerimi bırakıp izmiri kabul etmiştim. velhasıl kelam ben üniye izmire geldim. onunla planladıgımız her şeyi , kurdugumuz butun duzenı tek basıma yaşadım.

okula da hiç gitmedim bütün yıl yine içerek geçirdim. onlarda barışmış hala devam ediyorlar. bana attıgı son mesaj ‘lütfen mani olma..’ idi. ben ona senin mutlulugun ıcın her seyı yaparım demıstım. su an sozumde duruyorum. hala bir birlikteliğim yok. hala beni tanıyanlar ona hala yardım eder hala göz kulak olan arkadaşlarım var. ben onlarla gorusmuyorum gerçi ama hala haberlerini alıyorum. adana büyük bi şehir olarak bilinsede bizim gibiler için küçük bir yer. zor olan ne biliyor musun? hala bir şeyleri onun hatrına yapmıyorum yapamıyorum. çünkü mutlu. çok mutlu. zaten amaç o değil mi? birini sevdiğin zaman onun mutluluğu için uğraşmaz mısın? aşk bunu gerektirmez mi? ben gerekeni yapıyorum. Bu nedenle Olcay abiyle konuştun onunla çalıştım. Sayesinde 3 yıldır ara verdiğim kendi hayatımı yeni yeni düzene sokabilmeye başladım. Eskisi gibi takmıyorum düşünmüyorum ve başka birisinden hoşlanabildim bile. Kafam rahat en azından.

Elacim Default Asked on 04 Ekim 2014 in Tavsiye Ediyorum.
Add Comment
Cks
0 Answers

Cevap Yaz

Konu veya cevap yazmadan nce Gizlilik ve site kurallari okuyun